İşte sayın Başbakan’ın fermanı tam da bu üç olmazsa olmazı hedef alıyor; “Bunları bir tarafa bırakın ve Alman toplumuna entegre olun” diyor. Eminim sayın hacım, muhterem hocam bizzat başbakanın ağzından ve bizzat kendi kulakları ile bu cümleleri duydu fakat alkışlamaya devam etti. *Aziz Karaca
Erbabınca malum olduğu üzere Alev Alatlı uzun zamandan beri yazıları Zaman gazetesinde yayınlanan bir yazar. Türban tartışmalarının yoğun olduğu günlerde sayın Alatlı; “bırakın türbanı kadınlar tartışsın” mealinde bir yazı yazmış fakat gazete yönetimi yazıyı yayınlamamış. İleri sürdükleri gerekçe ise şu; ”Zaman okuyucusu buna hazır değil”.
Gazze’de cereyan eden İsrail katliamı; insanlığını kaybetmiş, merhamet duyguları körelmiş dünyanın gözü önünde son hızıyla devam etmektedir. “Yenidünya düzeni”, “Medeniyetler İttifakı”, “Ilımlı İslam”, “Dinlerarası Diyalog” saçmalıklarıyla adeta hipnoz edilmiş olan insanlık ailesi ise, Haçlı batının bu zulmünü ruhsuz ve hissiz izlemektedir.
Dinler arası Diyalog: Susmaktır, sessiz kalmaktır. Söylenenleri eksiksiz yerine getirip, Vatikan’ın kulu kölesi olmaktır. Müslümanlara kan kusturan Amerika’ya, İsrail’e, İngiltere’ye ve sair batı medeniyetinin karşısında el pençe divan durup, haritada yerini bile bilmediğimiz, ismini onların sayesinde duyduğumuz ülkelerle barış tesis etmektir.
Dinlerarası diyalog adı altında misyonerlik faaliyetlerini ülkemize transfer eden, ülkemiz üzerinde hesabı olanlar ile işbirliği yapan ve Amerika’da bir papaz çiftliğinde ikamet eden zat 2005 yılının Ekim ayında talimatı gönderiyor: "Ulusalcı dalgayı aşacağız" Aynı zat yine o tarihlerde önemli bir açıklama daha yapıyor: "Türkiye’de büyük tertip ve suikastlar olacak, çok kan dökülecek"
veyselturgut bildirdi: "İnsanlar bazen doğru olduğuna inandıklarını söylemekten çeşitli sebeplerden dolayı kaçınırlar. Bunlar toplumsal baskı,siyasi baskı,idari baskı,ideolojik baskı gibi unsurların insanı etki altına almasıdır. Son yıllarda önemle şu günlerde bir “Dinler arası diyalog “ türküsü tutturduk gidiyoruz. Muhatabı olan dini yetkililere sordum. Nedir bu “Dinler arası diyalog”? Her nedense doğruyu söylemekten son derece rahatsızlık duydular."
DİNLER ARASI DİYALOG VE BİR MÜSLÜMAN’IN HIRİSTİYAN OLUŞU
veyselturgut bildirdi: "Ramazan Ayı’ndan birkaç gün önceydi.Bir gönül dostuyla dini konular ve özel- likle oruç üzerine sohbet ediyorduk. Sohbet ettiğimiz mekan bir iş yeriydi.İçeride bulunan müşterinin bizi can kulağıyla dinlemesine memnun olmuştuk. Onun da sohbete katılmak isteyişi her halinde belli oluyordu.Üç-beş dakika bekledikten sonra “Abi siz hala orada mısınız ?” diye sordu. Bu soru karşısında biz de her halde parasının üzerini mi alamadı ya da eksik mi verdik diye şüpheye düştük ve sordum."
Deccal; her konuda yalandır, aldatmadır, hiledir… Ama en tehlikelisi imanı küfür, küfrü iman gösterme gayretidir. Topyekun insanlığın korkunç boyutta “yalan, aldatma, hile ve tesise” ile adeta boğuştuğu bir asırda yaşıyoruz. Kitle iletişim araçlarının “zirve” yaptığı bu asır, “Deccal” için de ideal bir asır olsa gerek. Çünkü, yalanını, dolanını ve hilesini bu kadar rahat ve bu kadar en ücraya başka ne ile ve nasıl ulaştırabilirdi? Hele hele ana gayesi olan itikadi sapmayı bu denli başka nasıl başarabilirdi? Peygamberin bile şerrinden Allah’a sığınma ihtiyacını hissettiği Deccal fitnesinden, iman ehli çok daha fazla ve her fırsatta Allah’a sığınmak zorundadır. Hiçbir dünyevi afet ve musibet Deccal’inki kadar tahripkar değildir, olamayacaktır. Nedir Deccal?
BÜTÜN BUNLARIN TEMELİ 2000 YILINDA URFA'DA ATILMIŞTI
Hasbihal programına mesaj çeken izleyicilerin en fazla sorduğu sorulardan biri de şöyledir. Özellikle bazı bayan sanatçıların, mesela Yahudi veya Hıristiyan kişilerle evlenmesi doğru mu, yada İslamî tabirle caiz mi değil mi? Öncelikle bu sorunun cevabı şöyledir. "Bir Müslüman kadının Müslüman olmayan bir kişiye evlenmesi İslamî açıdan caiz değildir. Yani haramdır. Bu konuda farklı görüş belirten bir İslam alimi de yoktur."
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’na son günlerin en yaygın sorularından birkaç tanesini sordum. Sağ olsunlar, cevaplarını tarafıma e–mail olarak ulaştırdılar. Kafası karışıklar veya gönlü bulanıklar için faydalı olacağı umuduyla birkaç sorumu ve Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın verdiği cevapları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bu ne biçim başlık böyle diyebilirsiniz: Hem papazlık, hem imamlık yapılır mı? Elbette yapılmaz… Olur mu böyle iş, dine imana sığar mı, dediğinizi duyar gibiyim. Sığmaz ama oldu, oluyor, olacak… Daha nelere şahit olacağız. Göreceksiniz. “Dinler arası diyalog” furyası, sanki bir Deccal sürecidir, adeta bir Deccal misyonudur… Deccal da kim, diyeceksiniz? *Mehmet Emin Koç
Önce 8sutun.com internet sitesinde yayınlanan aşağıdaki haberi birlikte okuyalım: Hrant Dink İçin Batman’da Yâsin Okutuldu Batman’da, ‘Dinler arasındaki hoşgörü ortamına katkı sunan’ Seyid Bilal Vakfı, öldürülen Gazeteci-Yazar Hrant Dink için Yâsin okuttu. Vakıf 2’nci Başkanı Emin Bulut, “Yıllar öncesinden Dink’in atalarının geçtiği bu topraklarda, her kesimle içiçe yaşadık. Dink, bizim için bir değerdi. Öldürülmesi bizi derinden üzdü. Ona içimizden gelen duygularla Yasin okuduk” dedi.
Son yıllarda Ramazanlarda komik, komik olduğu kadar da düşündürücü olaylara şahid oluyoruz. Bunlara değinmek istiyorum bugün. Geçen sene ilk defa değişik kesimlerden iftar daveti aldım. Daha doğrusu davetleri aldım. Kimlerden mi, söyliyeyim. Çeşitli gayri müslim cemaatlerden. Üç dinin mensupları iftara çağırılıyordu. Davetiyelerin hepsinin ortak özelliği; hoşgörü, sevgi, saygı, savaşsız dünya vs.
Saflar giderek netleşiyor, üsluplar sahiplerini ele veriyor. Eskilerin; “uslub–u beyan ayniyle insan” dedikleri vaziyet, dikkat edenler için sürekli yaşanıyor. Dinlediğiniz birinin, yazısını okuduğunuz bir kalemin kim adına kimler adına konuşup yazdığını rahatlıkla anlayabilirsiniz. Biraz dikkat yeterli.
Bu cümle BTP lideri sayın Haydar Baş’a aittir ve hemen her platformda tekrarlar durur. Bir ülkeye, bir millete diyalog masalı anlatılmaya başlanmış ve bir hayli de dinleyici, taraftar bulmuşsa gidişatın çok çok tehlikeli olduğunun altını ısrarla çizer. Endülüs tecrübesinden başlayarak günümüze gelinceye kadar tarih içerisinde bir çok örneğine rastladığımız bu acı gerçeği ne yazık ki bu gün bir kez daha yaşıyoruz.
İzlemek için bağlantı hızınıza göre aşağıdaki bağlantılardan birine tıklayınız.>> ANASAYFA 1.Bölüm: Hristiyan rıhtımına bağlanan imanlar [İNDİR] 2. Bölüm: Dinler Arası Diyalog Fetullah Gülen ile Gelen Hıristiyanlık Aşısı [İNDİR] 3. Bölüm: Abant Konsilinden Washington a Bağlanan Zincir [İNDİR]